Gazetekars

Babacan, “Son 10 yıldır enflasyon tek haneye inmiyor”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Kars’ta partisinin yeni il binasının açılışına katıldı.

20 Ağustos 2026 Perşembe 22:13

Babacan, “Son 10 yıldır enflasyon tek haneye inmiyor”

Çiftçi, hayvancı ve şoför esnafının sorunlarını dinleyen Babacan; tarım politikalarından yüksek üretim maliyetlerine, gıda enflasyonundan faizlere ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Babacan, “Son 10 yıldır enflasyon tek haneye inmiyor. Onun için bu sistemin de değişmesi lazım. Yöneten kadroların değişmesi lazım” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bir dizi ziyaret ve incelemede bulunmak üzere Kars’a geldi. Partisinin yeni il binasının açılış programına katılan Babacan, kentte gerçekleştirdiği temasların ardından DEVA Partisi Kars İl Başkanı Ümit Atabey ile birlikte gazetecilerin karşısına geçti.

Rize’de başlayan programlarının Artvin ve Ardahan’ın ardından Kars’ta devam ettiğini belirten Babacan, bölge ziyaretleri kapsamında vatandaşların ve farklı meslek gruplarının sorunlarını doğrudan dinlediklerini söyledi.

Babacan, Kars’taki temaslarında özellikle çiftçiler, hayvancılıkla uğraşan üreticiler ve şoför esnafıyla görüştüklerini belirterek, sahadaki ekonomik sorunların vatandaşların günlük hayatını doğrudan etkilediğini ifade etti.

Kars ve Ardahan’ın tarım ve hayvancılık potansiyeline dikkat çekti

Türkiye’nin tarım ve hayvancılık açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu savunan Babacan, özellikle Kars ve Ardahan’ın geniş mera ve yaylalarının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin geniş tarım alanlarına, meralara ve genç nüfusa sahip olduğunu belirten Babacan, buna rağmen ülkenin tarım ve hayvancılıkta sahip olduğu potansiyeli yeterince kullanamadığını dile getirdi.

Kars ve Ardahan’daki temaslarında geniş mera alanlarını gördüğünü ifade eden Babacan, Türkiye’nin sahip olduğu bu kaynaklara rağmen yurt dışından canlı hayvan ve et ithal etmesini eleştirdi.

Babacan, “Şöyle baktım Ardahan’ın, Kars’ın koca yaylaları, meraları... Bir yandan bu potansiyel burada dururken dünyanın öbür ucundan, Güney Amerika’dan Türkiye’ye canlı hayvan getiriyoruz, et getiriyoruz. Bunlar gerçekten olmayacak işler” ifadelerini kullandı.

Babacan’a göre Türkiye’nin temel sorunlarından biri, sahip olduğu üretim kapasitesi ile uygulanan politikalar arasındaki uyumsuzluk. DEVA Partisi lideri, yerli üretimin güçlendirilmesi halinde hem üreticinin gelirinin artabileceğini hem de gıda fiyatlarındaki baskının azaltılabileceğini savundu.

“Türkiye’nin bir tarım politikası yok”

Tarım ve hayvancılık sektöründe üreticinin en önemli sorunlarından birinin geleceği öngörememek olduğunu belirten Babacan, devletin uzun vadeli ve öngörülebilir bir tarım politikası oluşturması gerektiğini söyledi.

Çiftçinin birkaç yıl sonrasını hesaplayabilmesinin üretim açısından kritik olduğunu ifade eden Babacan, devletin üreticiye hangi ürünlerin ve ne miktarda üretileceği konusunda uzun vadeli bir perspektif sunması gerektiğini dile getirdi.

Babacan, “Türkiye’nin bir tarım politikası yok. Bir ülkenin bir tarım politikası olur. Çiftçiye, üreticiye yön gösterirsiniz. ‘3 sene sonra, 5 sene sonra benim devlet olarak planım budur, üreticilerimizden beklentimiz budur’ dersiniz. Bir öngörülebilirlik getirirsiniz. O öngörülebilirlikle insan plan yapar, üretim yapar ve ürettiğinin karşılığını alır” diye konuştu.

Üreticinin yalnızca mevcut maliyetlere değil, gelecekteki fiyatlara ve devlet desteklerine ilişkin de belirsizlik yaşadığını savunan Babacan, uzun vadeli planlamanın tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından gerekli olduğunu söyledi.

Gençlerin tarım ve hayvancılıktan uzaklaşmasına dikkat çekti

Babacan, tarım ve hayvancılıkta yaşanan bir diğer önemli sorunun gençlerin sektörden uzaklaşması olduğunu belirtti.

Kırsal bölgelerde genç nüfusun tarım ve hayvancılıkla uğraşmak yerine farklı sektörlere yönelmesinin gelecekte Türkiye’nin üretim kapasitesini olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Babacan, bunun aynı zamanda ülkenin gıda güvenliği açısından da önemli bir risk oluşturduğunu savundu.

Üreticinin emeğinin karşılığını alamaması ve maliyetlerin yükselmesinin gençlerin tarımdan uzaklaşmasında etkili olduğunu belirten Babacan, üreticinin ekonomik olarak desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

Yem ve gübre maliyetleri için destek çağrısı

Tarım ve hayvancılıkta üretim maliyetlerinin ciddi biçimde azaltılması gerektiğini savunan Babacan, özellikle yem ve gübre fiyatlarının üreticiler üzerinde büyük bir yük oluşturduğunu söyledi.

Devletin doğrudan maliyetleri düşürücü destekler sağlaması gerektiğini belirten Babacan, yem ve gübre harcamalarının önemli bölümünün kamu tarafından karşılanması gerektiğini ifade etti.

Babacan, “Devletin mutlaka yem parasının yarısını karşılaması gerekiyor. Gübrenin yarısını devletin karşılaması gerekiyor. Yine elektrikte, mazotta mutlaka devletin destek vermesi gerekiyor” dedi.

Mazot ve elektrik gibi temel girdilerdeki maliyetlerin düşürülmesinin üreticinin üzerindeki yükü azaltacağını belirten Babacan, tarım sektörüne verilen desteğin yalnızca çiftçiyi değil, tüketiciyi de ilgilendirdiğini söyledi.

“Gıda enflasyonunu düşürmenin yolu tarımdan geçiyor”

Tarım ve hayvancılık sektörünün desteklenmesinin gıda fiyatları açısından da önemli olduğunu ifade eden Babacan, üretim maliyetlerindeki artışın nihai olarak tüketici fiyatlarına yansıdığını savundu.

Babacan, “Türkiye’de çiftçimizin yüzünün gülmesinin de gıda enflasyonunun düşmesinin de yolu tarıma, hayvancılığa daha fazla destek vermektir” ifadelerini kullandı.

Üretimin artırılmasının yanı sıra üreticinin maliyetlerinin de kontrol altına alınması gerektiğini belirten Babacan, bu iki unsurun birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Şoför esnafından ÖTV talebi

Babacan’ın Kars ziyaretinde gündeme gelen başlıklardan biri de şoför esnafının sorunları oldu.

Şoför esnafıyla yaptıkları görüşmelerde özellikle ticari araçların yenilenmesi konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını gördüklerini belirten Babacan, yüksek araç fiyatları ve finansman maliyetlerinin esnafı zorladığını söyledi.

Ticari araçların yenilenmesini kolaylaştıracak bir düzenleme yapılması gerektiğini savunan Babacan, bir defaya mahsus ÖTV alınmaması önerisini gündeme getirdi.

Yüksek araç fiyatlarının yanı sıra kredi ve finansman maliyetlerinin de esnafın araç yenilemesini güçleştirdiğini ifade eden Babacan, faizlerin daha düşük olduğu dönemlerde araç yenilemenin daha kolay gerçekleştiğini belirtti.

Babacan, ticari araçların belirli şartlarla yenilenmesini teşvik edecek bir ÖTV düzenlemesinin hem esnafın üzerindeki mali yükü azaltabileceğini hem de araçların yenilenmesine katkı sağlayabileceğini savundu.

“Ekonominin temeli güven”

Ekonomide kalıcı iyileşme sağlanabilmesi için öncelikle güven ortamının oluşturulması gerektiğini belirten Babacan, yüksek faizlerin de ekonomideki güven problemiyle bağlantılı olduğunu söyledi.

“Faiz nasıl düşecek? Güvenle düşecek. Güven olmayınca faiz düşmez. Güven olmayınca ekonomi büyümez. Ekonominin temeli güven, güven, güven” diyen Babacan, ekonominin yalnızca para politikası araçlarıyla yönetilemeyeceğini ifade etti.

Hukuk, adalet ve fırsat eşitliğinin ekonomik güven açısından önem taşıdığını belirten Babacan, yatırımcıların ve vatandaşların geleceğe ilişkin öngörü sahibi olabilmesi gerektiğini savundu.

Babacan’a göre ekonomide güvenin yeniden tesis edilmesi; hukukun üstünlüğü, kurumların bağımsızlığı, öngörülebilirlik ve adil rekabet koşullarının güçlendirilmesiyle mümkün olabilir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi eleştirisi

Babacan’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri ise mevcut yönetim sistemi oldu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birlikte karar alma yetkisinin büyük ölçüde merkezileştiğini savunan Babacan, Türkiye gibi büyük ve karmaşık bir ülkenin tek merkezden yönetilmesinin sorunların çözümünü zorlaştırdığını ileri sürdü.

Yetkinin yalnızca merkezde toplanmasının kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin hareket alanını daralttığını ifade eden Babacan, kararların mümkün olduğunca sorunların yaşandığı noktaya yakın alınması gerektiğini söyledi.

Babacan, “Bu kadar büyük ülke bir kişinin bir odadan yönetebileceği bir ülke değil. Beceremez, olmaz” ifadelerini kullandı.

“Son 10 yıldır enflasyon tek haneye inmiyor”

Ekonomik sorunlarla yönetim sistemi arasında doğrudan bağlantı kuran Babacan, Türkiye’de enflasyonun uzun süredir tek haneli seviyelere indirilememesini mevcut sistemin sorunlarından biri olarak değerlendirdi.

Babacan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş sürecindeki beklentilere atıfta bulunarak, “Bakın son 10 yıldır başkanlık sistemi var. Son 10 yıldır enflasyon tek haneye inmiyor. ‘Bana yetkiyi verin, görün yapacağım’ diyordu. Yapamıyor, olmuyor” dedi.

Sorunun yalnızca yetkinin kimde olduğu meselesi olmadığını savunan Babacan, güçlü devlet kurumlarının ve işleyen bir kamu yönetiminin önemine dikkat çekti.

“Çünkü bir kişinin yetkilenmesi meselesi değil. Ülkenin kurumlarının güçlü olması” diyen Babacan, ekonomik istikrarın sürdürülebilmesi için kurumların kendi sorumluluk alanlarında etkili karar alabilmesi gerektiğini ifade etti.

Yetkinin kurumlara ve yerel yönetimlere dağıtılması gerektiğini söyledi

Kamuda karar alma süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini belirten Babacan, yöneticilerin kendi sorumluluk alanlarında gerekli kararları alabilecek yetkiye sahip olması gerektiğini söyledi.

Sorunların sürekli olarak daha üst makamlara taşınmasının bürokrasiyi yavaşlattığını savunan Babacan, merkeziyetçi yapının yerine yetkinin kurumlar ve yerel yönetimler arasında daha dengeli dağıtıldığı bir yönetim anlayışını savundu.

Babacan’a göre güçlü kurumlar, yalnızca ekonomik sorunların çözümünde değil, devlet yönetiminin genelinde istikrar ve öngörülebilirlik sağlayacak.

“Sistemin de değişmesi lazım”

Konuşmasının sonunda yönetim sistemine yönelik eleştirilerini sürdüren Babacan, Türkiye’nin yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Babacan, “Onun için bu sistemin de değişmesi lazım. Yöneten kadroların değişmesi lazım. Türkiye’nin ehil, dürüst, işini bilen, çalmayan, çaldırmayan kadrolar tarafından yönetilmesi lazım” ifadelerini kullandı.

Babacan’ın Kars ziyaretinde yaptığı açıklamalar; tarım ve hayvancılığın desteklenmesi, üretim maliyetlerinin azaltılması, şoför esnafına yönelik vergi düzenlemeleri, ekonomik güvenin yeniden tesis edilmesi ve yönetim sisteminin değiştirilmesi başlıklarında yoğunlaştı.

DEVA Partisi lideri, Kars ve çevresindeki temaslarında özellikle üreticinin sorunlarının yerinde dinlenmesinin ve bölgenin sahip olduğu ekonomik potansiyelin daha etkin değerlendirilmesinin önemine vurgu yaptı.

Facebook'la Yorumla
İlk yorum yazan siz olun
Adınız Yorumunuz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

BENZER HABERLER