Gazetekars

Biz de başaracak mıyız?

Ekonomist Bünyamin Kaygısız, Atamızın Kars’ı ziyaret edişinin 86. yılında öyle bir yazı kaleme aldı ki, hem Kars’ın içinde bulunduğu ‘eğitim durumu’nu anlattı, hem de çok güzel bir örnek verdi.

06 Ekim 2010 / 07:04

Biz de başaracak mıyız?

Herkesin dikkatle okuyup, kendisine bir görev çıkarmasını tavsiye ettiğimiz Bünyamin Kaygısız’ın "Biz de başaracak mıyız?" başlıklı makalesi ise şöyle:

Biz Karslıların en mutlu en umutlu günlerimizden biri, belkide en önemlisidir 6 Ekim...

Üzerinde “Millet olarak” özgürce yaşadığımız toprakları bize “vatan” yapan kuvvetin, Milli Mücadalenin eşsiz komutanı; laik, demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ata’mızın şehrimize teşriflerinin 86. yıldönümü.

Kutlu Olsun .

Gururluyuz. Aynı zamanda O’na karşı mahcubuz. O kadar çok nedenle mahcubuz ki, mahcubiyetimize neden olan unsurlardan sadece biri ve önemlisi, eğitimdeki durumumuz…

Şöyle ki;

Bir zamanlar Edebiyatımıza malolmuş yazarlar, şairler, gazeteciler gibi yazın admları yetiştiren; Ankara bürokrasisinde önemli mevkilerde görev alan bürokratlar, teknik adamlar, akademisyenler  yetiştiren ilimiz çeyrek asırdır suskun durumda...

Üniversitelere yerleşen öğrenciler ve okulları belli oldu. Şükür biraz ilerlemişiz. Matematik-Fen alanında 273.603 puanla 62. , Türkçe-Matematik alanında 262.769 puanla 68. ve Türkçe-Sosyal alanında 269.489 puanla 44. olmuşuz.

Sınav sonuçları dikkatle irdelendiğinde Kars’ın ivedilikle bir Sosyal Bilimler Lisesine ihtiyacı vardır. Kars gençliğinin, yönetime ve siyasete aktif katılımının sağlanmasının bir yolu da yıllardır öğrenci kitlesi arasında 2. sınıf bir alan olarak görülen ve önemli oranda kitle birikimi olan liselerimizdeki Edebiyat ve Sosyal Bilimler bölümü öğrencilerinin, Fen Lisesi gibi ayrıcalığı olan ve Türkiye genelinde başarılarıyla dikkat çeken böyle bir okulda eğitim almalarını sağlamaktan geçeceği kanaatindeyim. Böyle pansiyonlu bir okulun varlığı Karsın sınav başarısına kesinlikle katkı sağlayacaktır.

Yıllardır sınavlarda son sıralardan kurtulamayan ilimizde zor şartlar altında çocuklarının eğitim giderlerini karşılayan insanların seslendiremedikleri ama samimi ortamlarda  ardarda sıradıkları bir sürü soru var. Soruları değerlendirdiğinizde hak vermemek mümkün değil. O halde;

·        Sorun nerede?

·        Sorun kimde veya kimlerde?

·        Sorumlular kim?

·        Okullar görevini yaptı mı?

·        Dersaneler görevini yaptı mı?

·        Öğretmenler mutlu mu?

·        Öğrenciler mutlu mu?

·        Veliler mutlu mu?

·        İdareciler memnun mu?

·        Yerel yöneticilerimiz mutlu mu?

Vs. vs

 

Sorular uzar gider. Bu defter açılmalı ve sorular cevabını bulmalıdır. Hiç kimsenin diğerinden daha az suçlu olmadığı gerçeğinden hareketle, samimi ve dürüstçe…

Başaranlar bu işi nasıl yaptılar.  Küçük bir internet araştıması yaparak bu sorunu yazmaya karar verdim.

ÖSS de başarılı olan iller ile ilgili araştırma yaparken karşıma çıkan en ilginç öykü Karaman öyküsü. Yukarıdaki soruların cevabı da bu öykünün içinde.

ÖSS sınavlarında 2003 de 45., 2004 de 35., 2005 de 30.,olan Karaman 2006’da ÖSS’de en başarı iller sıralamasında 28. sırada yer aldı. 2007’de üniversiteye en çok öğrenci gönderen 4. il oldu. Eşit ağırlıkta Türkiye ikincisini, sözel ağırlıkta üçüncüsünü, sayısal ağırlıkta ise beşincisini çıkardı. 2008’de sayısal ağırlıklı puanda 5. il, eşit ağırlıklı ve sözel puanda 6. il oldu. 145 ve üstünde puan alanların yüzdesine göre ise Karaman Türkiye şampiyonu oldu.2009’da sayısal 1’e göre birinci, eşit ağırlıklı puana göre 2., sözel 1’e göre ise 4. sırada yer aldı.

Peki 2006-2007 döneminde Karamanda ne yapıldı de böyle bir yükseliş ortaya çıktı?

İdealist bir öğretmen, bir kitap okudu ve şehrindeki tüm öğrenciler onu okursa şehrin ÖSS başarısının yükseleceğini düşündü.

Eğitim düzeyi oldukça düşük 226 bin nüfuslu Karaman’da her şey, Mümin Sekman’ın "Her Şey Seninle Başlar" adlı kitabının Türkiye’nin en köklü sanayi kuruluşlarından olan Bifa’nın sahiplerinden Necati Babaoğlu’nun eline geçmesiyle başlar.

Bir gün tanıdığı bir öğretmen kitabı Babaoğlu’na armağan eder. Kitap insanın öğrenilmiş çaresizliğin esiri haline gelmesini ve bundan başarılı olarak nasıl kurtulunması gerektiğini anlatır. Necati Babaoğlu kitabı okur okumaz kararını verir. Babası Yılmaz Babaoğlu’nun binbir zorlukla kurduğu, nice krizlerde ayakta tuttuğu ve bir sanayi devi haline getirdiği Bifa bisküvilerinin sosyal sorumluluktaki yeni rotası, Karaman’ın eğitimdeki makus talihini aşmasına yardım etmektir.

Yılmaz Babaoğlu bu fikrini İl Milli Eğitim Müdürü ve valilikle de paylaşarak Türkiye’nin en önemli eğitim projesine başlar. Karaman’da yaşayan her öğrenciye bedava kitap dağıtılacaktır. İlk seçim Mümin Sekman’ın kitabıdır. Tam beş yıl boyunca milli eğitim müdürü, vali ve Babaoğlu kol kola köylere kadar dolaşarak yılda 25 bin kitabı öğrencilere ücretsiz olarak verir. Babaoğlu, kitap verdiği her öğrenciden de bir söz alır: ÖSS’de başarılı olmak.


Bürokrat istikrarlı olunca projeler hayata geçti


İl Milli Eğitim Müdürü Sabahaddin Altun, Bifa’nın çabalarına en büyük desteği verenlerdendir. Sürgün edilmeden, siyasi kaygılar güdülerek tayini çıkmadan koltuğunda 6 yıldır oturmayı başaran Altun, eğitimle ilgili kafasındaki projeleri de zamana yayarak hayata geçirme şansı bulur. Bifa’nın dağıttığı kitapların faydalı olabilmesi için okullarda ders başlamadan ilk 25 dakikayı "okuma zamanı" olarak ilan eder. Böylece öğrenciler sınav, ders, not kaygısı gütmeden ilkokuldan başlayarak her gün 25 dakikalarını okumaya ayırır.

Babaoğlu, bedava kitap dağıtmakla eğitimde sorunların çözülmeyeceğini bilir. Zira, Karaman’ın yoksul işçi ailelerinin çocuklarının kurtuluşu için önlerindeki tek seçenek eğitimdir. Bu nedenle Bifa’nın sosyal sorumluluk projesi kurumsallaşmak ve daha da önemlisi şirketin bir girişimi olmaktan çıkıp Karaman’ın eğitim projesine dönüşmek zorundadır. Babaoğlu derhal okul yatırımlarına başlar. Önce Bifa 1 İlköğretim Okulu’nu yaptırır. Ardından Yılmaz Babaoğlu İlköğretim Okulu ve Bifa Lisesi’ni kısa sürede bitirir ve hepsini tüm ihtiyaçları karşılanmış olarak Milli Eğitim Bakanlığı’na devreder. …

 5 yıl gibi kısa bir sürede Türkiye’nin ilk üç ili arasına girmenin getirdiği keyifle eğitim konusunda yeni projeler geliştirir. Bu sefer hedef aileleri de işin içine katmaktır. Bu doğrultuda ilde her yıl eğitim seminerleri düzenlemek için bir çalışma planı oluşturur. İlk semineri verecek kişi ise, tüm bu eğitim hamlesinin ilham kaynağı olan "Her Şey Seninle Başlar" kitabının yazarı Mümin Sekman’dır. Seminerin başarısı üzerine Babaoğlu bizzak İstanbul ve Ankara’ya giderek eğitim konusunda seminer verecek kişileri Karaman’a getirir.

 

İl Özel İdaresi ve Valilik doğrudan olayın içindedir;

·        Deneme sınavlarında profesyonel soruların hazırlanması için ihale düzenlenir..

·        Yeni okullar, derslikler yapılır.

·        Sınıflardaki öğrenci sayısı il genelinde ortalama 25, en kalabalık semtlerde ise yaklaşık 34 seviyesine çekilir.

·        Aynı zamanda okulların yüzde 90′ında çok daha kaliteli eğitime imkan tanıyan tekli eğitime (gün boyu) geçilir.

 

İl Genel Meclisi üyeleri de boş durmaz;

·        Okullarda bilgisayar ve fen laboratuarları yaptırılır.

·        Deneme sınavları için de maddi kaynak aktarılır.

·        Özellikle kırsal kesimde, köylerde okumak isteyen çocukların daha rahat okula devam edebilmeleri için yurt sorunu tümüyle çözülür.

·        Karaman halkının desteği sağlanır.

·        Ve kalite yakalanır.

 

Okullar ve dersaneler olayı sahiplenir;

 

·        Karaman halkının yoksulluğu ve  kimsenin eğitim dışında başka çaresinin olmadığı gerçeğinden hareketle eğitime yapılan her yatırımın karşılığını bulacağına inanılır.

·        Veli-okul-dersane işbirliği kurulur.

·        Üç aktör de ortak hareket eder. Ortak zümreler yapılır.

·        Kaliteli eğitim amaç olarak belirlenir.

·        Okullar öğrencilere müferedat dahilinde teorik olarak müthiş alt yapı sunarlar.

·        Dersaneler bu altyapıyı pratik yöntemlerle desteklerler.

·        İhaleyi alan deneyimli bir şirketin ulaştırdığı sorularla, yılda 4 kez deneme sınavı yapılır.

·        Öğretmenler bu sınavlarda gönüllü görev alır.

·        Dersane fiyatları mümkün olduğunca düşük tutulur.

·        Ayrıca sınavlarda öğrencilerin eksikliği, her okulda oluşturulan komisyonlarca belirlenerek, yine öğretmenler tarafından gönüllü olarak düzenlenen ücretsiz kurslarda, o konulara ağırlık verilerek eksikler giderilir.

·        Dersane öğretmenleri saat kaç olursa olsun rahatlıkla velilerin evlerine giderek öğrencilere yardımcı olurlar.

Bu büyük imeceye öğrenciler emekleriyle cevap verirler. Karamana büyük gurur yaşatırlar. Kitap dağıttığı öğrencilerin verdikleri başarı sözünü tutmalarından dolayı son derece memnun olan Bifa’nın sahibi Yılmaz Babaoğlu ise ÖSS sonuçları karşısında tek cümlelik bir yorum yapıyor:  "Gurur duyuyorum."

Maksadımız burada bir kitabın reklamı değildir. Bir ildeki dinamiklerin eğitim için nasıl seferber edildiğidir.  Fethiye  Belediyesi her yıl 10 bin öğrenciye 30 bin kitap dağıtıyor. Ya biz de?

İl dışında yaşayan işadamlarımızdan bazıları il merkezi ve ilçelere fiziki anlamda eğitim alanında  önemli yatırımlar yaptılar. Hepsine minnettarız.

Bu defa çağrımız farklı !

Bu değerlerimizin başarı öykülerini Karslı gençlerle, öğrencilerle paylaşmalarını iastiyoruz.

Okulları ziyaret etmelerini bekliyoruz.

Onların da katkılarıyla sonuç almak istiyoruz, başarmak istiyoruz, gururlanmak istiyoruz.

Biz karslıların böyle bir gururu yaşamaya hakkı yok mu?

İşadamlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla,  üniversitemizle, vakıflarımızla, derneklerimizle, eğitimcilerimizle, okullarımızla, dersanelerimizle, akademisyenlerimizle, öğretmenlerimizle, meclis üyelerimizle, siyasi parti yöneticilerimizle, vekillerimizle, kamu idarecilerimizle, kamu çalışanlarımızla,  öğrencilerimizle, yerel yöneticilerimizle, velhasıl toplumumuzun bütün kesimleriyle...

Bize de bu gururu yaşatacak ve içinde olmak istediğimiz bir projenin neferleri olmak istiyoruz. Belki O zaman Ata’mızı  başarmanın mutluluğu içinde başı dik ve onurla karşılarız:

 

Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa

Askerin milletin bayrağınla çok yaşa

......
 Parlayan yıldızın alemi tenvir eder

Cumhuriyet bayrağı semalar içre süzer

....

Facebook'la Yorumla
Yorum Yap
Adınız Yorumunuz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

BENZER HABERLER