Gazetekars

Dünya Nüfus Günü

Her yıl 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü

07 Temmuz 2015 Salı 11:27

Dünya Nüfus Günü

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından, her yıl 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü’nde, nüfusun önemli konularını ele alan bir tema belirlenmekte ve bu temaya ilişkin farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalar yapılmaktadır. UNFPA, 2015 yılı temasını “Kırılgan Nüfus Grupları” olarak belirlemiştir.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 2014 yılında yayımlanan “İnsani Gelişme Raporu”nda, “kırılganlık” kavramı ele alınmıştır. “İnsani İlerlemeyi Sürdürmek: Kırılganlıkları Azaltmak ve Dayanıklılık Oluşturmak” başlıklı bu raporda, insani kırılganlık kavramı “kişilerin yetkinliklerini ve seçeneklerini tüketen olasılıklar” olarak tanımlanmıştır.

 Söz konusu raporda, insan hayatının belirli hassas dönemlerini anlatan “yaşam döngüsü kırılganlıkları” kavramına da yer verilmektedir. Bu hassas dönemler, bir çocuğun hayatının ilk bin gününü ve okul hayatından iş hayatına ya da iş hayatından emekliliğe geçiş gibi dönemleri kapsamaktadır. Buna göre insanlar dünyaya geldikleri ilk bin günde, okuldan iş yaşamına veya çalışma hayatından emekliliğe geçtikleri dönemlerde sosyo-ekonomik şok ve risklerden daha çok etkilenmektedirler.

Genel nüfusa göre yoksulluk ve sosyal dışlanma riski yüksek olan gruplar olarak da tanımlayabileceğimiz kırılgan nüfus gruplarını; yoksulluk ve yoksunluk içinde yaşayanlar, engelliler, çocuklar, gençler, kadınlar, yaşlılar, işsizler, evsizler vb. nüfus grupları oluşturmaktadır.

Dünya Nüfus Günü için Türkiye İstatistik Kurumu tarafından hazırlanan bu haber bülteninde, kırılgan nüfus grubu olarak “engelliler” ele alınmakta ve bu kapsamda yer alan istatistikler sunulmaktadır.

 En az bir fonksiyonda zorluk yaşayan kişi sayısı 4 milyon 882 bin 841’dir

Türkiye’de, 2011 Nüfus ve Konut Araştırması sonuçlarına göre; görme, duyma, konuşma, yürüme, merdiven çıkma veya inme, bir şey taşıma veya tutma ve yaşıtlarına göre öğrenme, basit dört işlem yapma, hatırlama veya dikkatini toplama fonksiyonlarından en az birinde çok zorlandığını veya hiç yapamadığını belirten kişi sayısı 4 milyon 882 bin 841’dir. Diğer bir ifadeyle 2011 yılında toplam nüfusun %6,6’sının en az bir engeli vardır.

En az bir fonksiyonda zorluk yaşadığını veya hiç yapamadığını belirtenlerin %42,8’i erkek, %57,2’si ise kadındır.

 En az bir engeli olan yaşlı kadınların oranı erkeklerden daha fazladır

En az bir engeli olanların yaş grubu ve cinsiyete göre dağılımına bakıldığında, ileri yaşlardaki kadınlarda, aynı yaş grubundaki erkeklere göre en az bir engeli olanların oranının daha fazla olduğu görülmektedir.

Kadınlarda, 65-69 yaş grubunda en az bir fonksiyonu yerine getirirken çok zorlandığını veya hiç yapamadığını belirtenlerin oranı bu yaş grubundaki toplam kadın nüfusta %27,2 iken, erkeklerde bu oran %18,3’tür. Kadınlarda 70-74 yaş grubunda en az bir engeli olanların oranı %36,3 iken aynı yaş grubundaki erkeklerde bu oran %26,3’tür.

İleri yaşlardaki kadın ve erkekler arasındaki bu fark 75 ve daha yukarı yaş grubunda da belirgindir. Erkeklerde 75 ve daha yukarı yaş grubunda engelli nüfus oranı %40,9 iken, kadınlarda bu oran %50,3’tür.

Bireyler en çok bir şeyler taşıma veya tutmada zorlanmaktadır

Bir şeyler taşıma veya tutmada çok zorlandığını veya hiç yapamadığını belirtenlerin (3 ve daha yukarı yaş) oranı %4,1’dir. Bu oran erkeklerde, %3,2, kadınlarda ise %5,1’dir.

Yürüme, merdiven çıkma ve inmede zorluk yaşadığını veya hiç yapamadığını beyan edenlerin (3 ve daha yukarı yaş) oranı %3,3’tür. Erkeklerde %2,4 olan bu oran kadınlarda daha yüksektir (%4,1).

Yaşıtlarına göre yeni bilgi ve becerileri öğrenmede (okuma ve yazma, hesaplama, basit problemleri çözme vb.), yakın zamanlarda yaşanan olayları ve buna ilişkin zamanları hatırlamada ve dikkatini toplamada çok zorlandığını veya hiç yapamadığını beyan eden nüfusun (3 ve daha yukarı yaş) oranı %2’dir. Bu oran erkeklerde %1,6 iken kadınlarda %2,4’tür.

Gözlük veya lens kullandıkları halde görmede zorluk yaşadığını veya hiç göremediğini beyan edenlerin oranı %1,4’tür. Görmede güçlük çekenlerin oranı erkelerde %1,3 iken kadınlarda %1,5’tir.

İşitme cihazı/implant kullanıyor olmasına rağmen duymada çok zorlanan veya hiç duyamayan nüfusun oranı %1,1’dir. Bu oran erkeklerde %1,1 iken, kadınlarda %1,2’dir.

Konuşma bozukluğu, tutukluk, kekemelik gibi nedenlerden dolayı konuşma güçlüğü çeken nüfusun (3 ve daha yukarı yaş) oranı %0,7’dir. Konuşmada zorluk çekenlerin oranı erkeklerde %0,8, kadınlarda ise %0,6’dır.

Ülkemizdeki engelli nüfusun eğitim düzeyi nüfusun geneline göre düşüktür

En az bir fonksiyonu yerine getirmede zorluk yaşayan ve okuma yazma bilmeyen nüfusun (6 ve daha yukarı yaş) oranı toplamda %23,3, erkeklerde %10,9 ve kadınlarda %32,4’tür. Bu oran aynı araştırma sonuçlarına göre tüm nüfus için toplamda %4,5, erkeklerde %1,4 ve kadınlarda %7,6’dır.

En az bir engeli olup, yükseköğretim mezunu olanların oranı erkeklerde %4, kadınlarda ise %1,5’tir. Tüm nüfusta bu oran erkekler için %12,1 iken kadınlarda %8,5’tir.

En az bir engeli olan nüfusun işgücüne katılım oranı %22,1’dir

Nüfusun geneli için işgücüne katılım oranı %47,5 iken, en az bir engeli olan nüfusta bu oran %22,1’dir. En az bir fonksiyonu gerçekleştirmede zorluk yaşayan nüfusun (15 ve daha yukarı yaş) işgücüne katılım oranı erkeklerde %35,4, kadınlarda ise %12,5’tir. Tüm nüfusta işgücüne katılma oranı erkeklerde %69,2 iken, kadınlarda ise %25,9'dur. Diğer bir ifadeyle engelli nüfusun işgücüne katılım oranı tüm nüfusun katılım oranının yarısı kadardır.

Nüfus ve Konut Araştırması, 2011 sonuçlarına göre tüm nüfustaki işsizlik oranı %7,9 iken, engelli nüfusta bu oran %8,8’dir.

 Yürümede zorlanan ferdi olan hanelerin %58’i 1-2 katlı binalarda yaşamaktadır

Yürümede, merdiven çıkmada veya inmede zorluk yaşayan 3 ve daha yukarı yaşta fert bulunan hanelerin ikamet ettikleri konutların bina kat sayısı incelendiğinde, söz konusu konutların; %18,4’ünün 3 veya 4 katlı binalarda, %23,7’sinin ise 5 ve daha çok katlı binalarda yer aldığı görülmektedir.

Engelli ferdi bulunan hanelerin %78,1’i oturdukları konutun sahibidir

En az bir engelli ferdi bulunan hanelerin %78,1’i ikamet ettikleri konutun mülkiyetine sahip iken, %14,8’i oturdukları konutlarda kiracıdır. Diğer yandan, söz konusu hanelerin %0,5’i lojmanda otururken; %6,6’sı ikamet ettikleri konutun sahibi olmamalarına karşın kira ödememektedir (anne/baba/akraba evi vb.). Tüm haneler içinde oturdukları konutun sahibi olanların oranı ise %67,3’tür.

 Engelli ferdi olan hanelerin %53,2’si 3 ve daha az odalı konutta oturmaktadır

En az bir engelli ferdi bulunan hanelerin ikamet ettikleri konutların oda sayısına (salon dâhil) bakıldığında, bunların; %1,7’sinin 1 odalı, %10,5’inin 2 odalı, %40,9’unun 3 odalı ve %38,8’inin de 4 odalı olduğu görülmektedir. Oda sayısı 5 ve daha fazla olan konutlarda yaşayan hanelerin oranı ise %8’dir. Tüm haneler içinde 3 ve daha az odalı konutlarda oturanların oranı ise %48,3’tür.

Engelli ferdi bulunan hanelerin %73’ü sobalı konutta yaşamaktadır

En az bir engelli ferdi bulunan hanelerin ikamet ettikleri konutların, konutta en çok kullanılan ısıtma sistemine göre dağılımları incelendiğinde, bahsedilen hanelerin %73’ünün soba (doğalgaz sobası dahil) kullandığı görülmektedir. Tüm nüfus içinde soba kullanan hanelerin oranı ise %57,1’dir.

En az bir engelli ferdi olan hanelerin konutlarında %16,7 oranında kat kaloriferi, %6,6 oranında merkezi kalorifer ve %3,5 oranında klima, elektrikli ısıtıcı ve diğer ısıtma sistemleri kullanılmaktadır.

Engelli ferdi olan hanelerin %13,4’ünün tuvaleti konutun dışındadır

Toplamda tuvaleti konutun dışında olan hanelerin oranı %7,3 iken, en az bir engelli ferdi bulunan hanelerin ikamet ettikleri konutlarda bu oran %13,4’tür.

En az bir engeli olduğunu beyan eden kişilerin oturdukları konutların diğer kullanım kolaylıkları incelendiğinde; %3,4’ünde hem banyo hem de borulu su sisteminin konut içinde olmadığı görülmektedir. İkamet ettikleri konutun içinde mutfak bulunmayan engelli bireyi olan hanelerin oranı ise %2,2’dir.

AÇIKLAMALAR

Nüfus ve Konut Araştırması, 2011, 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu uyarınca hazırlanan 2007-2011 dönemi Resmi İstatistik Programı kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın referans tarihi 2 Ekim 2011’dir. Alan uygulaması 3 Ekim 2011 tarihinde başlatılmış olup Aralık ayı sonuna kadar sürmüştür.

Araştırmada yer alan engellilik soruları, bu alan ile ilgili olarak Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan ve sayımlar ile araştırmalar için engellilik soruları geliştiren “Washington Group” önerileri baz alınarak hazırlanmıştır. Bu sorular aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü tarafından üretilen Uluslararası Sağlık, Özürlülük ve Fonksiyon Sınıflaması (ICF) ile de uyumlu bir şekilde geliştirilmiştir.

Nüfus ve Konut Araştırması’nda 6 engellilik durumu ile ilgili olarak sorgulama yapılmış, bu sorulara “Hiç zorlanmıyorum, Biraz zorlanıyorum, Çok zorlanıyorum, Hiç yapamıyorum” şeklinde cevap verilmesi beklenmiştir. Bu sorularda kişinin kendisini nasıl değerlendirdiği dikkate alınmıştır.

Görme ve duyma ile ilgili sorular dışındakiler için bireylerin yardımcı cihaz olmadan zorluk çekme durumu sorgulanmıştır. Görme ve duymaya ilişkin sorular tüm nüfusa yöneltilirken, diğer sorularda 3 ve üzeri yaştaki kişiler kapsanmıştır. Engellilik durumu oransal olarak hesaplanırken ilgili fonksiyonda çok zorlandığını ve hiç yapamadığını beyan edenlerin oranı alınmıştır.

Facebook'la Yorumla
İlk yorum yazan siz olun
Adınız Yorumunuz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

BENZER HABERLER