Gazetekars

İHD Kars Şube Başkanı Kılıç, kadın cinayetlerine dikkat çekti

İnsan Hakları Derneği (İHD) Kars Şube Başkanı Güldane Kılıç, kadın cinayetlerine dikkat çekerek "Son 24 saatte 6, 1,5 ayda 75 kadın cinayeti işlendi" dedi.

20 Şubat 2026 Cuma 16:06

İHD Kars Şube Başkanı Kılıç, kadın cinayetlerine dikkat çekti

İnsan Hakları Derneği (İHD) Kars Şube Başkanlığında kadına yönelik şiddet olaylarına dikkat çekmek için basın açıklaması düzenlendi. KESK ve DEM Parti yetkililerinin de katıldığı toplantıda İHD Kars Şube Başkanı Güldane Kılıç, "Kadına yönelik şiddet yalnızca münferit olaylar silsilesinden ibaret bir olgu değil; devletin kadını yok sayan politikaları ve toplumsal yapıdaki kadın karşıtı tutumlar ile beslenen sistematik bir insan hakkı ihlalidir. Son 24 saatte 6, 1,5 ayda 75 kadın cinayeti işlendi" dedi.

Kılıç açıklamasını şöyle sürdürdü: Kadına yönelik şiddet geçen gün artırarak ve hız kesmeden devam ediyor. İktidar, kadına yönelik şiddeti önleyemediği gibi 2026-2035 dönemini 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' ilan ederek uygulayacağı politikalar ile şiddeti görünmez kılacağının işaretlerini verdiği gibi kadını aile içine hapsederek kadını görünmez kılacak politikalar uygulayacağını ilan etmiştir.
11 Mayıs 2011'de imzalanan ve 2014'te yürürlüğe giren fakat 20 Mart 2021 tarihli ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile çekilinen ve 1 Temmuz 2021 tarihi itibarıyla resmen feshedilen İstanbul sözleşmesine göre şiddet , kadına yönelik şiddet; , aile içi şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet olarak ayrı ayrı tanımlanmıştır: “Kadınlara yönelik şiddet: Bir insan hakları ihlali olarak ve kadınlara yönelik ayrımcılığın bir biçimi olarak anlaşılmaktadır ve ister kamusal ister özel alanda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik zarar veya ıstırap veren veya verebilecek olan toplumsal cinsiyete dayalı her türlü eylem ve bu eylemlerle tehdit etme, zorlama ve keyfi olarak özgürlüğünden yoksun bırakma anlamına gelir.” “Aile içi şiddet: Aile içerisinde veya hanede veya mağdur faille aynı evi paylaşsa da paylaşmasa da eski veya şimdiki eşler veya partnerler arasında meydana gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddet eylemi anlamına gelir.” “Kadınlara yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet: Kadına kadın olmasından dolayı uygulanan ve kadınları orantısız biçimde etkileyen şiddet anlamına gelir.”
Kadına yönelik şiddeti kapsamlı bir halde ele alan ve şiddeti önlemeye yönelik mekanizmaların geliştirmesini ve güçlendirilmesini sağlamaya çalışan İstanbul sözleşmesinin feshi şiddet faillerine cesaret vererek şiddet mağduru sayısının her geçen gün artmasına ve şiddet karşısında korunmasız kalmasına sebep olmuştur.
“Özellikle İstanbul Sözleşmesi’nden çekinilmesi ve 6284 sayılı Kanun’un uygulanmaması, kadınlar için koruma önlemlerinin yetersizliği ve devletin bu konuda sorumluluğunu yerine getirememesi, kadınlar açısından daha tehlikeli bir ortam yaratmıştır. Şiddet mağduru olan kadınların önemli bir bölümü, katledilmeden önce ilgili kurumlara başvurarak yardım talep etmiş, ancak yeterli koruma önlemleri sağlanmamıştır. Öyle ki hayatını kaybeden kadınların büyük bir bölümünün daha önce koruma talep etmiş olmasına rağmen, bu taleplerin çoğu sonuçsuz kalan kadınlar olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan çalışmalar, kadına yönelik şiddet vakalarında koruma tedbirlerine uyulmaması nedeniyle tekrarlayan ihlallerin yaşandığını göstermektedir. Ayrıca, ‘iyi hal indirimi’ gibi ceza indirimleri ve yine birçok davanın cezasızlıkla sonuçlanması, adaletin tecelli etmesi önünde bir engel teşkil etmekte ve şiddet faillerini cesaretlendirmektedir." Kadına yönelik şiddetinin büyük bir çoğunluğu ev içi şiddet olarak uygulanmakta olup failin eş olduğu bir verilerle tespit edilirken buna yönelik olarak aileyi esas almak eviçi şiddete maruz kalan kadınların sesinin kısılmasına ve şiddetin sistematik halde uygulanmasına sebep olmuştur.
Kadına yönelik şiddet yalnızca münferit olaylar silsilesinden ibaret bir olgu değil; devletin kadını yok sayan politikaları ve toplumsal yapıdaki kadın karşıtı tutumlar ile beslenen sistematik bir insan hakkı ihlalidir.
Şiddetin tırmandığı ve olağanlaştırıldığı coğrafyamızda Kars özelinde de kadına yönelik şiddetin arttığını üzülerek görmekteyiz. Güvenlik birimlerine yansıyan/ yansımayan, basına yansıyan /yansımayan onlarca şiddet vakası ilimizde vuku bulmaktadır.
Bu şiddet vakalarından biriside 16.02.2026 tarihinde R. Y’nin yaşadığı vahim olaydır. Eşi tarafından hareket halindeki araçtan atılarak darp edilmiştir. Ağır yaralı şekilde hastaneye kaldırılan R.Y’nin tedavisi devam etmektedir. R.Y yıllarca sistematik bir şekilde şiddete ve işkenceye maruz kalmıştır. R.Y bu sefer hayatta kalmayı başarmıştır.
Onlarca kadın cinayeti yaşandığı günümüzde bir kadını daha kaybetmek istemiyoruz.
Biz kadınlar olarak şiddet kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu ve kadınlar olarak yalnız olmadığımızı ve dayanışma ile daha güçlü olacağımızı bir kez daha yinelemek istiyoruz. Yaşan bu olay ile bir kez daha İstanbul Sözleşmesinin önemini ortaya çıktığını görmekteyiz. Şiddet Mağduru olan R.Y ile dayanıştığımızı ve failin en ağır hukuki cezayı çarptırılması için süreci takip edeceğimizi belirtmek isteriz."

Facebook'la Yorumla
İlk yorum yazan siz olun
Adınız Yorumunuz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

BENZER HABERLER